8 months ago

Ekibimizle, Marmaraya bir kısrak kalçası gibi uzanan, o sıcak, o şirin tatil beldesine vardığımızda aylardan Eylül, günlerden Cuma, renklerden mavi ve artistlerden Tarık Akandı..

Hangi meridyen ve paralellere bastığımızı anlayabilmek için, en uzun boylu olanımızı Kembriç’e gönderip, gülerken pişman olmanın o dayanılmaz hafifliğini yaşıyoruz. (bu duyguyu en son, kör bir dilencinin avucuna tükürdüğümde yaşamıştım) .. 

Herneyse. Yanımıza yeteri kadar pingpong topu alıp almadığımızı kontrol ettikten sonra, havuza doğru yürüyüşe geçiyor ve ardından sloganlar atarak ayrı yönlere doğru dağılıyoruz.

Havuzda embesil durgunluğu, havada sidik sıcaklığı var. Kıyıya kurumaları için birkaç çift güvercin bırakılmış. Onları ürkütmemek için çekimimizi gizli kamera (sinsi de denebilir) yöntemiyle yapıyoruz. Bu amaçla toprağa gömdüğümüz kamerayı birdaha bulamayınca Kembriç’ten henüz dönmüş arkadaşımızı kamera alması için Holivud’a yolluyor, işeyinceye kadar gülüyoruz. Bu arada, bir dahaki sene inceleyebilmek için, güvercinlerden bazılarını tel zımba ile işaretlemeyi de ihmal etmiyoruz. (Kendilerine güldüğümüzü sanıp bozuluyorlar).

Yöre çok sakin. Kuşların “Pıst! Pıııst!” diye öttüğü, havuza atılan iri bir kayanın “Ooooohhh!” diye ses çıkartığı böyle bir yerde, insan ister istemez “Hah, şimdi bir cam kıralacak” gibi anormal kaygılar duyuyor.

Bu nefis kaygıyı duyumsarken, kişiliksiz bir gürültüyle irkiliyoruz. Havuza doğru yaklaşmakta olan beş, on kişilik bir topluluğun sesi bu. Bahçenin arka kapısından içeri sızmış Havuz Canavaları havuza doğru bakıp bıyıklarını oynatıyorlar. Havuzda korkunç bir panik başlıyor. GÜvercinler, oldukları yerde debelenip kendilerini toprağa gömmeye çalışırken, balıkçıl kuşlar “Hasktir! Hasktir!”diye ötüşüp, kederli atom tanecikleri gibi birbirlerine çarpıyorlar. Plaj şemsiyelerinin ağlayarak moda’nın iç kesimlerine doğru kaçıştıklarını görüyoruz..

Havuz Canavarları güler yüzlü yaratıklar. Havuzun bulunduğu eve çarpıp etrafa saçlıyorlar. Saklandığımız yerden, onların davranış şekilleri ve şekil bozuklukları hakkında eşsiz bilgiler ediniyoruz.

Gün bittiğinde ise, fruko içmeyip, ekmek yiyoruz ve havuzdan ayrılırken tüm o şirin kedileri ebeliyoruz.